huseyın's profileรüяqüη ρяєиร [ ħυรعчΐη ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    YALANCI

    ''SENİ SEVİYORUM'' söylediğin en büyük yalandı bu lakin ne bileyim o an dünyanın bütün doğrularına değiştim...  
     

    525222

    ALİMLERDE YANILIRMIŞ...

    Ben
    Önce ben
    Sonra yine ben
    Bütün sonralardan sonra da
    Hep ben hep ben
    İşte bu yüzden
    Erken yaşlanır bazı aşklar
    Biz demeyi öğrenemeden...
    5665

    unutan sahte samimilere...

    SEN GİTTİN
    IMG0100A
    mahkumun kimsesi
    kanaryamın sesi
    mut'un prensi gitti
    SEN YOKSUN
    denizde martı
    gökte BULUT
    yürekte umut,yok
    SEN UZAKTASIN
    çöller yağmura
    meryem isaya
    aşk vuslata
    dağlar kavuşmaya uzak
    SEN UNUTTUN
    evlat atayı
    yiğit sevdayı
    dudak kelamı,unuttu
    BEN SEVDİM
    yürek kanı
    azrail canı
    su ataşı
    aşk FİRARI sevdi...
    SÖZÜM ONA VEFASIZ DAHA DİYEMEDİĞİM VEFASIZA...

    sevmek bir gözleri güzeli, ve sonra sessizce terketmek onun olduğu şehri.istenmediği yerde duramıyor bu kahbe gönül...gün gelir ağaçlar meyvaya dururr UNUTM;gün gelir

     IMG0075A

    AŞKIN TOPLU MEZARLIĞI

     

    O kadar aşk gömüldü ki bu mezarlığa;

    çogu boğulmaktan, nefessiz kalmaktan,

    gözaltındayken  öldü.

     

    Kimisi de ;

    adam ederken,

    hesap verirken,

    bir daha yapmazken

    karıştı kara toprağa.

     

    Kimi aşklar vardı;

    zaten hiç yaşanmamıştı...

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    BASİT YAŞAMAK----YALÇIN ERGİR

    IMG0034A

    BASİT YAŞAMAK

     

    Basit yaşayacaksın.

     

    Mesela susayınca su içecek kadar basit.

    Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.

     

    Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;

    tek bir düğme, tek bir cümle gibi;

    sevince lafı dolandırmadan söylediğin

    “seni seviyorum” gibi.

     

    Basit bir öpücük yetecek sana;

    basit sıcak bir öpücük

    ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.

    O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,

    o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.

     

    Kabak çekirdeği verecek sana

    rakamların veremediği mutluluğu.

     

    El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak

    en değerli kağıdın;

    hep yanında taşıdığın,

    atmaya kıyamadığın.

     

    İki harekette giyiniverecek,

    iki harekette soyunuvereceksin.

    Kısacık olacak uyanman

    ve yola çıkman arasında geçen süre;

    kısacık olacak

    sıcacık kollara dolanman

    ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.

     

    Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;

    bakışların bile anlatabilecek kendini.

     

    Beklentilerin de basit olacak.

    Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.

    Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;

    ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana

    en ucuz aşk romanını.

     

    Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.

    Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.

     

    Bir kaşarlı tost olacak aradığın

    nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;

    parmakların olacak en kıymetli çatalın.

    Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.

    İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.

     

    Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana

    kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir

    “fa diyez”in mutluluğunu.

     

    Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.

    Temizlik kokacak en pahalı parfümün

     

    “Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde

    ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.

    Tek dereden su getirmen yetecek,

    bir “istemiyorum” diyebilmeye.

     

    Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.

     

    Saatin, sadece saati gösterecek;

    Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.

    Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.

     

    Basit yaşayacaksın, basit.

    Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi

     

    basit...